2000 yılı Profesyonel Futbolcular Derneği Turgay Şeren Röportajı

2000 YILINDA PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ BAŞKANI TURGAY ŞEREN’LE YAPILAN BİR SÖYLEŞİ.

Herhangi bir lig maçı sonrası bir gazetede şöyle bir yoruma rastlayabilirsiniz. “Galatasaraylı Arif ceza sahası içinde çok profesyonelce hareket ederek hakemi yanılttı ve takımına penaltıyı kazandırdı.”

Türkiye’de futbolcular ne kadar profesyonel sorusunun cevabı galiba bu haberde yatıyor. Hakemi yanıltmak hem futbolcuya göre hem de bunu okuyucusuna aktaran gazeteye göre profesyonellik oluyor. Bu yüzden olsa gerek bizim futbolcuların profesyonelliği Edirne’den öbür tarafa geçmiyor.

Türkiye’de ise kendi kurallarında gidiyor: Yani arabesk bir profesyonellikle. Yeri geldiği zaman forma aşkı, para sözkonusu olduğu zaman ise profesyonellik devreye giriyor. Şimdilik adı dışında profesyonelliği olmayan bir dernek çatısı altında örgütlenmeye çalışan futbolcular, —yıldız futbolcular bu organizasyondan kendilerini soyutlamış, çünkü şimdilik haklarını kendileri arayabiliyor— kulüplere karşı daha güçlü hale gelmek istiyorlar.

1992 yılında kurulan Profesyonel Futbolcular Derneği (PFD) futbolcunun bilinçlenmesi ve daha profesyonel hareket etmesi için çaba sarfediyor. Derneğin şimdiki başkanı eski futbolculardan Turgay Şeren. Daha çok şahsi ilişkileriyle sorunları çözen Şeren’le derneğin profesyonelliğinin yanısıra, Türk futbolcusunun profesyonellik anlayışını konuştuk.

-Derneğin adı profesyonel — Profesyonel Futbolcular Derneği gerçekten profesyonelce çalışan bir dernek mi?

Turgay Şeren: Öyle demek güç. Aksine tamamen amatörce hizmet veren bir dernek. Ciddi anlamda bir geliri olmayan, finansmanı benim ve arkadaşlarımın kişisel dostluğu sayesinde sağlanan bir dernek. Üye bakımından ise oldukça şanslıyız. 5.500 profesyonel futbolcumuz var ve bunların hepsi derneğin doğal üyesi sayılıyor. Bunların dışında genel kurul üyeleri yılda bir milyon ödeyerek, —profesyonel futbolcular da her sözleşmede bir milyon lira bağışlıyor— genel kurula üye oluyorlar. Üç sene sonra ise yönetim kuruluna, denetleme kuruluna girebiliyorlar. Şu anda PFD (Profesyonel Futbolcular Derneği) yavaş yavaş kimliğini buluyor. —

-Yedi yıl önce kurulan bir dernek hâlâ kimliğini oturtmadı mı?

Turgay Şeren:   Biliyorsunuz profesyonel futbolcu zamanını geçiriyor. Bizler de zamanında öyleydik. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derdik. Bugünkü profesyonel futbolcular da aynı anlayışta. Amatör diyemeyeceğim çünkü kendilerinden başkasını düşünmüyorlar. Tabii bu daha çok birinci ligde oynayanlar için geçerli. İkinci ve üçüncü ligde oynayan futbolcuların durumları çok kötü. Bu yüzden onlar bilinçlidir.

Dikkat ederseniz artık kulüpler futbolculara istedikleri herşeyi kabul ettiremiyor. Futbolcu mukavelesini hukuki şartları dikkate alarak yapıyor. Açıktan para sözü alma yerine bunu mukavelesine yazdırıyor. Yani parasını garanti altında tutuyor. Çünkü kulüpler verdikleri sözde durmuyor ve futbolcuya parasını ödemiyor. Nitekim bugün ikinci ve üçüncü ligde satıştan kalan futbolcular var. Bu sene para olmadığı için yüzde 99′u kulübünde kaldı. Hatta birinci ligde aynı şey yaşandı. Galatasaraylı, Fenerli futbolcular satışa konmalarına rağmen kulüplerinde kaldı. Eskiden de bu yaşanıyordu.

-Şimdi daha çok olmasının nedeni nedir?

Turgay Şeren:  Kulüplerde paranın olmaması. Kulüpler öyle yüksek rakamlar belirlediler ki bu kendi aleyhlerine oldu. Kulüp belirlediği ücretin belirli kısmını futbolcuya vermek zorunda kaldı. Sorun da buradan çıktı. İlk taksidini yatırdı, yatırmazsa serbest kalır. Ne oldu 20 Eylül’de bir taksit daha var onu ödemedi, Kasım’da bir taksit var onu da ödemedi. Şimdi mahkemeler başladı. Mahkeme derken ikinci asliye gibi değil, futbol federasyonu içinde hukuk kurulunda mahkemeler başladı. Ve yüzde 90 futbolcunun parası ödenmedi. Şimdi federasyon yeni bir gelenek başlatarak futbolcunun alacaklarını kulüpten tahsil ediyor. Naklen yayından kulüplere düşen hisselerden kesiyor ve futbolcuya veriyor. —

-Federasyonun böyle bir yetkisi var mı?

Turgay Şeren:  Sonuçta bu kulübün içişlerine karışma anlamına geliyor ve yönetim hakkına müdahale ediliyor. Eğer futbolcunun yüzde yüz hakkı doğuyorsa, buna futbol federasyonu karar verebiliyor. Tahkim Kurulu da onaylamış. Federasyon da elinde kulübün alacağı varsa oradan kesiyor. —

-Siz ne yapıyorsunuz?

Turgay Şeren:  Bize müracaat eden futbolculara futbol federasyonuna nasıl müracaat edeceğini, kulübüne noterden nasıl protesto çekeceğini gösteriyoruz. Aynı dosyanın örneği bizde de oluyor. Ben kişisel dostluğumu kullanarak ne oldu bunun sonu diye soruyorum. —

-Hep kişisel dostluklarınızla sorun çözüyorsunuz. Profesyonel insanların örgütlendiği bir derneği kişisel dostluklarla yönetmek ne kadar sağlıklı sizce?

Turgay Şeren: Ben işin başında olduğum sürece sağlıklı. Ayrılınca zor. Benim de amacım derneği şahıslara bağlı olmaktan kurtarmak ve müesseseleştirmek. Maçları boykot futbola zarar verir —

-Kulüpler size nasıl bakıyor?

Turgay Şeren: Kötü. —

-Niye, sizi sendika gibi mi görüyorlar?

Turgay Şeren:  Evet ama sendika değiliz. Öyle algılıyorlar çünkü onlar gününü gün etmek istiyor. Eskiden yöneticiler istediklerini yapardı, şimdi yapamıyor. Yavaş yavaş futbolcunun hakları doğmaya başladı. Mesela Rüştü olayında bizim teklifimizle bütün maçlar beş dakika geç başladı. —

-Hiç çıkmasalar ne olurdu? Ya da sizde böyle bir istekte bulanacak cesaret var mıydı?

Turgay Şeren:  Bizim öyle bir konumumuz yok. Olsa da böyle bir şey düşünmeyiz. Bizim amacımız Türk futbolunu diğer haklardan mahkum etmek değil. Spor Toto’yu, Loto’yu, maçlardan naklen yayında gelecek hasılatı yok etmek gibi bir düşüncemiz yok. —

-Rüştü olayında cana kasıt yok muydu? Bıçak olsa kullanılacaktı. Futbolcunun can güvenliğini sağlamak için gerekirse boykota gitmek gerekmez mi?

Turgay Şeren:  Ondan yana değiliz ama başka türlü ne olabilir bu önlemlerin araştırması içerisindeyiz. Belki o kulübe bir şey yapılabilir, maçları seyircisiz oynatılabilir. —

-Niçin sendikalaşmıyorsunuz?

Turgay Şeren: İsterdik ama şu anda mümkün değil, derneğe karşı sendika olmaz. İşveren amatör, profesyonel değil. Kulüplerin bir dalı, hepsi dernek. Derneklerin karşısında araştırdık sendika olmuyor. Kulüp yöneticilerinin sözüne güvenilmez — Kulüpler ve yöneticiler profesyonel değil.

-Peki futbolcular, onlar profesyonelliğin şartlarını yerine getiriyor mu?

Turgay Şeren: Profesyonel olduklarını söyleyemem. Hâlâ kulüp yöneticilerinin ahlakına, iyiniyetine güvenerek futbol yaşamlarını sürdürüyorlar. Ben de profesyonel futbolculuk yaptım, iyi bilirim. Bugün sözedilen rakamlar çok fazla. Ve bu rakamların altından kalkacak ne kulüp ne de yönetici bulunur.

-Kulüpler niçin borçlu?

Turgay Şeren: Futbolcular antrenmana çıkmama aşamasına geliyor. Galatasaraylı futbolcular Juventus maçı öncesi kampı terketmeye kalktılar. Sebep ise paralarının ödenmemesiydi. — Parası ödenmeyen bir futbolcunun parasını alması için böyle bir yolu denemesi profesyonelliğin bir gereği değil mi?

1 Ocak 2000 / OSMAN İRIDAĞ

 

Dipnot:  İngiliz Futbol Federasyonu ile canlı yayın gelirlerinden pay alma konusunda yaşadığı uyuşmazlık sonucu grev kararı alan sendika, gelirlerden istediği payı alınca grevden vazgeçti. PFA, 2005’et yayın gelirlerinden 15.5 milyon pound elde etti. Bu kazancın tümü üye yardımlaşma fonu, kaza sigortası fonu, oyuncular nakit yardım fonu, emeklilik fonu, faal ve eski oyuncuların eğitimi fonu, antrenörlük kursları, hukuksal ve finansal danışmanlıklar ve benzerlerine harcandı. PFA, üyelerini aktif sporculuk dönemlerinde ve kariyer sonrasında koruyor ve destekliyor. Bu desteğin temel finansman kaynağı yayın gelirleri ve ülkemiz açısından yıllık 400 milyon doları aşan yayın gelirlerinden yüzde 1’inin dahi bu alana yönlendirilmesi önemli bir adım olabilir.

(Futbol Çalışanları Sendikası başkan yardımcısı Hakan Erhalaç)

Kaynak: futbolsen.org

316 views

You must be logged in to post a comment Login

KATEGORİLER

 

Eylül 2020
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

SEN DE YORUM GÖNDER

    casino metropol casino maxi